Lakabı : Türk Savaşçı
Toplam Maç : 30
Galibiyet Sayısı : 27
Mağlubiyet Sayısı : 3
Nakavt : 20
Doğum Tarihi : 04.09.1983
Doğum Yeri : Trabzon
Memleket : Türkiye

Biyografi


Selçuk Aydın WBC Welterweight Kıtalararası ve Avrupa Şampiyonluğu Yaşamıştır..

Selçuk Aydın 04.09.1983 tarihinde Trabzon’da doğdu. 1.77 m boyunda Arena Box Promotion kubülünde maçlara çıkıyor.
Boksa 10 yaşında Trabzon’da başlayan Aydın, Karadeniz Teknik Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünde okudu. Trabzonspor kulübünden sonra Trabzon Belediyesispor adına ringe çıktı…

Antrenmanlarını Davut Çınar ile birlikte yürüten milli sporcu, Yıldızlar ve Gençler’de Avrupa Şampiyonluğu, Gençler Dünya Üçüncülüğü, Büyükler Avrupa Üçüncülüğü ve Altın Kemer Şampiyonluğu unvanlarına sahip.
Bulgaristan’ta yapılan 36. Avrupa Büyükler Boks Şampiyonası’nda 60 kiloda Selçuk Aydın 5 yıl bokstan men edildi, antrenörüne ise ömürboyu men cezası verildi…

5 YIL MEN CEZASI ALDI SONRA DÜNYAYI SALLADI

Bulgaristan’ta 36. Avrupa Büyükler Boks Şampiyonası’nda 60 kiloda Selçuk Aydın 5 yıllık ceza almıştı.. Avrupa Boks Birliği (EABA) Yürütme Komitesi’nin aldığı kararla Selçuk 5 yıl ringlerden men edilmişti…
EABA Hakem Komisyonu Başkanı Brandon O’Connor, Selçuk Aydın’ın İngiliz rakibi Franklin Gavin ile yaptığı karşılaşmada İtalyan hakem Fausto Checet tarafından diskalifiye edildiğini anımsatarak centilmenlik dışı hareketlerden, Selçuk’un hakem kararına tepki gösterirken, kimliği belirlenemeyen başka bir kişinin olaya müdahale ederek, hakeme vurduğunu belirtmişti… İtirazlar sert tepkiler Selçuk’un uzn süre ringlere veda etmesine sebep olmuş, Sulçuk da Milli takımı ve amatör branşı bırakarak

Profesyonelliğe merhaba dedi..

ALTIN YUMRUK ES GEÇİLEMEDİ

Arena Box Promotion’ın patronu Ahmet Öner Sinan Şamil Sam’da gösteridği önemi Selçuk üzerinde de uyguluyor… Selçuk orta sıklette inanılmaz çıkışı ile ne rakip tanıdı ne de bundan sonra tanıyacağa benziyor… Selçuk çıktığı 12 maçın 11’İ nakavt olmak üzere tamamını kazanarak dünya klasmanında en üst sıralara doğru tırmandı… 2006 yılında başladığı profesyonel kariyerinde 1077 boksör arasında 68. sıraya kadar çıktı…

WBC sıralamasında ise 15. durumda bulunuyor… Selçuk Almanya, İspanya ve Türkiye’de çıktığı karşılaşmalar sonrasında hiç beraberlik ve yenilgi almazken 16 maçta rakiplerini 13 kez nakavt etti… Son maçında Özbek boksör Farkhad Bakirov’u puanla Almanya’da yendi.

Selçuk Aydın’ın 26 Nisan 2008 tarihinde Trabzon’da yapılan gecede Lucky Lewele ile Kıtalararası yarı orta sıklet kemeri için şampiyonluk maçına çıktı ve 12 round sonunda puanla kazandı. Şimdi o bir kıtalararası dünya şampiyonu…
6 Mart 2011 tarihli maçta Ekvadorlu rakibi ile kapıştı. Sadece 3 yenilgisi bulunan ve Paul Williams ile 12 round kapışmış zorlu bir boksör olan Luis Hernandes Almanya’nın Cuxhaven kentinde yapılan maçta Selçuk Aydın’a ilk roundda nakavt oldu.

MİNİ TYSON’IN İLK ABD KARŞILAŞMASI

Selçuk Aydın bu maçın ardından ABD’nin yolunu tuttu ve Amerikalı seyircinin karşısına çıktı. Rakip Said Quali son derece tecrübeli bir isimdi. WBC’de şampiyonluğa oynayan süper bir boksördü. 12 round süren maç Nevada eyaletinde Buffalo Bill’s Star Arena’da yapıldı. Tony Week’in yönettiği maçta kazanan puanla Selçuk Aydın oldu ve rakibine 3. yenilgisini tattırdı.

AVRUPA ŞAMPİYONLUK MAÇI

Selçuk ilk kez bir Avrupa Şampiyonluk maçına çıkıyordu. Rakip BelçikalıJackson Osei Bonsu idi… İstanbul’da organizasyon skandalı sebebi ile 500 kadar kişinin izleyebildiği maçta Selçuk Aydın herşeye rağmen çok zor bir maç çıkardı. Seyici azlığı sebebi ile moral bozukluğu altında mücadele eden usta boksörümüz kimi zaman yere görecek gibi olsa da sonradan gücünü toparlayan Karadeniz fırtınası harika bir performans ile rakibini 9. roundda nakavt etti.Avrupa Şampiyonluk Unvanını kazanan Selçuk gözünü dünya şampiyonluk maçına çevirdi.

ABDİ İPEKÇİ TIKLIM TIKLIM DOLDU

Selçuk Aydın Abdi İpekçi Arena’da çıktığı maçta Rumen boksör Lonut Dan Ion ile son zamanların en heyecanlı maçına imza attı. 12 round boyunca kendi gücünden uzak görünen Selçuk Aydın, ilk roundda rakibini indirmenin avantajını uzun süre kullandı. Maç bir Rumaen boksöre bir Selçuk’a geçiyordu. Ian John-Lewis’in yönettiği maçta Selçuk Silver yani gümüş şampiyonluk maçında kazanan taraf oldu. DAn tarafı ise yenilgiye uzun süre itiraz edip WBC’ye başvurup karşılaşmanın tekrar oynanmasını talep ettiler. Maç sonrasında Selçuk galibiyeti şehitlerimize armağan etti. Maçı Spordan Sorumlu Trabzonlu bakan Faruk Özak da izledi.

Beyaz Rusya’nın 18 maçta yenilgisi olmayan nağmağlup boksörü Dzmitry Lubachkin ile Berlin’de karşılaşan Selçuk Aydın ilk roundda rakibini nakavt etti.

15 Temmuz 2011 gecesi Almanya’da EWS Arena’da çıktığı maçta ise rakip Beyaz Rus Raman Dzekhkanau’ydu… Selçuk bu rakibini de ringden nakavtla gönderdi. 5. roundda Raman Dzekhkanau’yu ringden silen Trabzonlu boksörümüz sıradaki maç için yine gün sayacaktı.

IONUT ION DAN RÖVANŞI

Ses getirecek maçlar için iyi boksörleri yenmek gerektiğini en iyi bilen isim Selçuk Aydındı. Ionut Dan Ion ile yeniden maç yapmak, onu sadece hakemlerin değil bu kez herkesin ortak kararı ile yenmeyi istiyordu.
Trabzon’da yapılan maçta ring hakemi ünlü bir İtalyan Massimo Barrovecchio idi… 26 Kasım 2011’de yapılan maçta Selçuk maça yine süper başladı ve rakibi yine indirdi. 1. ve 11. roundlarda rakibini yere sermeyi başaran Selçuk 12. roundda 1 puan cezası ile karşılaştı. Sonuç olarak Selçuk Aydın vs Ionut Dan Ion maçı Roger Tilleman 115-111 | Fabian Guggenheim 113-112 | Predrag Aleksic 113-112 puanlaması ile sona erdi. Bir kesim yine Selçuk’u eleştirse de Karadenizli boksör genel olarak başarılı bir performans sergilemişti. Bu Maçta Selçuk WBC Gümüş kemerini korumuştu.

ROBERTO GUERRERO vs SELÇUK AYDIN
INTERIM WBC WELTERWEIGHT UNVAN MAÇI

Floyd Mayweather’ın cezaevine girmesi ile WBc Welterweight Unvanı için WBC İnterim yani bir geçici şampiyonluk maçı tayin etti. Floyd’dan sonra en yüksek puana sahip isimler Guerrero ve Selçuk bu maça atandı. Ahmet Öner bu maçı almak için mahkeme yolunu seçtiklerini dile getirmişti.

ABD’de HP Pavillio’da San Jose’de 28 Temmuz 2012’de karşılaşan iki boksör gerçekten de rekor derecede yumruk atmış ve izleyenleri resmen ekran başına kilitlemişti. Selçuk daha indirici yumrukları tercih ederken Roberto Guerrero etkisi az ama çok daha fazla yumruk atarak paunlar topluyordu. Kanaltürk’ten yayınlanan maç sabah saatlerinde olmasına rağmen % 30 izlenme oranı yakaldı ve herkesi ekran başına kilitledi. Ring hakemliğini Dan Stell’in yaptığı maçta sonuçlar açıklandığında Max DeLuca 112-116 | Mark Green 112-116 | Michael Tate 111-117 puanlaması ortaya çıktı.

Selçuk Meksikalı Roberto Guerrero’ya kaybetmiş geçici şampiyonluk maçı olsa da unvanı yakalayamamıştı. Geçici şampiyon Roberto Guerrero oldu. Guerrero daha sonra gerçek şampiyonluk maçı için Floyd Mayweather ile randevu peşine düştü. Guerrero Andre Berto ile geçici şampiyonluk maçını yaptı onu da kazandı ve Floyd için tekrar beklemeye geçti…

Selçuk İstanbul’a döndüğünde ayağının tozu ile katıldığı Altın Yumrukla canlı yayınında Bilgehan Demir ile birlikte kendi maçını ilk kez izlediği görüntülerle yorumladı. Ve maçı kazandığı yönünde yorumlarda bulunurken faturayı hakem Dan Stell’e kesti.

SOTO MAÇI BİTİŞ MİYDİ?

Selçuk ile devam edecek olursak yola devam kararı aldı usta boksör. Selçuk Aydın 24 Aralık 2012’de çok da ara vermeden bu kez bir çeyrek final niteliği taşıyan maçta 8 yenilgili bir boksör karşısında moral bulmak istiyordu. Guerrero gibi yine bir Meksikalı olan Jesus Soto Karass ile ringe çıkan Selçuk bu maçtan da malesef puanla mağlup ayrıldı.

David Haye’ye ait Hayemaker Boks Salonunda İngiltere’de Adam Boote ile çalışan Selçuk maç içinde neredeyse hiç hareket etmeyince yumrukların hedefi oldu. 2. roundda aldığı bir yumruk ise Selçuk’un maça hiç konsantre olmadığını zaten göstermişti.

Russel Mora’nın ring hakemliği maçta paunlar şu şekildeydi:

Robert Hoyle 93-97 | Richard Ocasio 95-95 | Tim Cheatham 93-97

YENİDEN DOĞUŞ

Herşey bitiyor mu denildiği anlarda Selçuk Aydınİtalyan rakip Giuseppe Lauri ile Almanya’nın Berlin kentinde moral maçına çıktı ve İtalyan rakibini, orta hakemliğini Holger Wiemann’ın yaptığı maçta Thomas HAKENBERG 100-90, Arek Onosko 100-90 ve Arno Pokrandt’ın 100-90 puanlar ile mağlup etti.

Ardından da çok daha zorlu maçta ise 27 maçta sadece 2 yenilgisi olan Aarron Herrera ile Almanya’da karşılaştı. Zorlu bir rakipti. Ancak Selçuk çok hırslı ve yeni antrenörü ile çıktığı maçta Herrera’yı 8. roundda nakavt etti…

Selçuk’un sıradaki rakibi ise ABD’li DeMarcus Corley oldu. Dünyaca ünlü bir çok isimle maç yapmış ve son 3 maçında da fırtınalar koparmış Corley Tekirdağ’daki maça çok iddialı gelmişti. Selçuk muhteşem bir performansla rakibini resmen ringden kaçırttı ve Corley 5. rounda çıkmama kararı aldı.

POSTOL MAÇI ÜZDÜ

Selçuk bu maçın ardından rotasını yeni sıkletinde 63.5 kg’da şampiyonluğa dikti. Yeni rakibi ise Numara 1’deki Ukraynalı Victor Postol oldu.

ABD’de çıktıkları maçta 11. roundda karşılaşmayı nakavtla kaybeden Selçuk WBC Hafif Yarı Orta Sıklet final maçını kaybetti… Kazanan boksörün unvan maçına hak kazanacağı mücadele bu kez istediğimiz gibi gitmedi.

DERECELERİ:
2002’de Macaristan Turnuvasında 1. oldu.
2002’de Bulgaristan’nın Stranca Turnuvasında 2. oldu.
2002’de Azerbaycan’nın Chavdry Turnuvasında 2. oldu.
2002’de İstanbul Ahmet Cömert Turnuvasında 1. oldu
2002’de Rusya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonasında 3. oldu.
2003’te Macaristan Turnuvasında 2. oldu.
2003’te İstanbul Ahmet Cömert Turnuvasında 1. oldu
2003’te Fransa’da düzenlenen 1. Avrupa Birliği Ülkeleri Şampiyonasında 1. oldu.
2003’te Pakistan’nın Green Hill Turnuvasında 3. oldu.
2004’te Macaristan Turnuvasında 3. oldu.
2004’te Hırvatistan’da düzenlenen Avrupa Şampiyonasında 2. oldu.
2004’te Macaristan’da düzenlenen Olimpiyat Test Turnuvasında.3. oldu.
TÜM AMATÖR MAÇLARI
1994 Minikler Türkiye Şampiyonası KONYA 3.
1995 Minikler Türkiye Şampiyonası UŞAK 1.
1996 Minikler Türkiye Şampiyonası AYDIN 3.
1998 Yıldızlar Türkiye Şampiyonası ESKİŞİEHİR 2.
1998 Yıldızlar Uluslar arası Boks Turnuvası UKRAYNA 1.
1998 Gençler Türkiye Şampiyonası TRABZON 2.
1998 Yıldızlar Uluslararası Boks Turnuvası RUSYA 2.
1999 Yıldızlar Türkiye Şampiyonası ESKİŞİEHİR 1.
1999 Gençler Türkiye Şampiyonası TOKAT 1.
1999 Büyükler Türkiye Şampiyonası KÜTAHYA 3.
1999 Yıldızlar Avrupa Şampiyonası AZERBAYCAN 1.
2000 Gençler Türkiye Şampiyonası SAMSUN 1.
2000 Büyükler Türkiye Şampiyonası SAMSUN 1.
2000 Büyükler Üniversiteler Türkiye Şampiyonası KONYA 1.
2000 Gençler Uluslararası Karadeniz Kupası UKRAYNA 1.
2000 Gençler Uluslar arası Miedzynar Rodonwy Kupası İSVEÇ 1.
2000 Gençler Dünya Şampiyonası MACARİSTAN 3.
2001 Gençler Türkiye Şampiyonası TRABZON 1.
2001 Büyükler Türkiye Şampiyonası NEVŞEHİR 1.
2001 Büyükler Uluslararası Ahmet Cömert Boks Turnuvası İSTANBUL 3.
2001 Gençler Uluslar arası Balaton Boks Turnuvası MACARİSTAN 2.
2001 Gençler Avrupa Şampiyonası BOSNAHERSEK 1.
2002 Gençler Uluslararası Boks Turnuvası RUSYA 2.
2002 Gençler Avrupa Kupası Boks turnuvası RUSYA 1.
2002 Büyükler Kulüpler Türkiye Şampiyonası SAKARYA 1.
2002 Büyükler Türkiye Şampiyonası ERZURUM 1.
2002 Büyükler Uluslararası Ahmet Cömert Boks Turnuvası İSTANBUL 1.
2002 Büyükler Uluslararası ANWAR CHOWDHRY Kupası PAKİSTAN 2.
2002 Büyükler Uluslararası Boks Turnuvası RUSYA 3.
2002 Büyükler Uluslararası NEMZETKOZİ Boks Turnuvası MACARİSTAN 1.
2003 Büyükler Kulüpler Türkiye Şampiyonası İZMİR 1.
2003 Büyükler Türkiye Şampiyonası TRABZON 1.
2003 Büyükler Altın Kemer Şampiyonası FRANSA 1.
2003 Büyükler Uluslararası Ahmet Cömert Boks Turnuvası İSTANBUL 1.
2003 Büyükler Uluslararası NEMZETKOZİ Boks Turnuvası MACARİSTAN 1.
2003 Büyükler GREEN HILL Kupası PARKİSTAN 1.
2004 Büyükler Türkiye Şampiyonası BURSA 1.
2004 Büyükler Kulüpler Türkiye Şampiyonası KONYA 1.
2004 Büyükler Avrupa Şampiyonası HIRVATİSTAN 2.
2004 Büyükler Uluslararası NEMZETKOZİ Boks Turnuvası MACARİSTAN 3.
2004 Büyükler Kraliyet Kupası İSPANYA 2.
2004 Büyükler Üniversiteler Dünya Şampiyonası ANTALYA 1.
2005 Büyükler Üniversiteler Türkiye Şampiyonası KONYA 1.
2005 Büyükler Akdeniz Oyunları İSPANYA 2.
2005 Büyükler Uluslararası Ahmet Cömert Boks Turnuvası İSTANBUL 1.
2005 Büyükler Uluslararası ANWAR CHOWDHRY Kupası AZERBAYCAN 1.
2005 Büyükler Uluslararası NEMZETKOZİ Boks Turnuvası MACARİSTA 1.
2006 Büyükler Üniversiteler Türkiye Şampiyonası SAKARYA 1.
2006 Büyükler Uluslararası Ahmet Cömert Boks Turnuvası İSTANBUL 1.
2006 Büyükler Avrupa Birliği Şampiyonası MACARİSTAN 1.

Aslen Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Çamlıca Köyünden olan Selçuk Aydın, 1983 yılında Akçaabat’ta dünyaya gözlerini açtı. Okul yaşantısı Trabzon’un 24 Şubat İlkokulu ile başlayan Aydın, sırasıyla Cumhuriyet Ortaokulu, Trabzon Lisesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Beden Eğitimi bölümlerinden başarıyla mezun oldu.

Üç kardeşin en büyüğü olan Selçuk Aydın’ın babası Ali Aydın,Trabzon Devlet Malzeme Ofisi’nde yönetici olarak görev yaparken, annesi Emine Aydın, emekli bir ev hanımıdır. Kendisinden bir yaş küçük olan (Benim en samimi arkadaşım ve hayattaki en büyük destekçim) dediği, Yalçın Aydın ise yine milli takımımız adına birçok uluslar arası organizasyonlarda dövüşmüş başarılı bir boksördür. Henüz ilkokula devam eden küçük kız kardeşi Sinem ise, dövüşleri sırasında abisi için dua ediyor.
On yaşındayken Trabzon’da kardeşi Yalçın ile birlikte boks hayatına başlayan Selçuk Aydın, bir gün dünyanın sayılı boksörleri arasına adını altın harflerle yazdıracağını tahayyül bile edememişti.

Ben burada Selçuk Aydın’ın kişilik özelliklerinden de bahsetmek istiyorum, ‘Kendisi bundan pek hoşlanmasa da’ okurların öğrenmesi amacıyla yazılmasının zaruri olduğunu düşünüyorum. Profesyonel boksta çok önemli bir felsefe vardır, ‘Dünya şampiyonu olabilmek için dünya şampiyonu gibi düşünmek gerek!’ şeklinde. Ben dünyanın en iyi boksörleri arasında gösterilen Arthur Abraham ile birlikte birçok kez kamplara katıldım. Dünya şampiyonu olmadan önce birçok maçını çektim ve samimi bir arkadaşlığımız oldu, bu vesileyle kişisel özelliklerini de analiz etme fırsatı buldum. Abraham, dünya şampiyonu olmadan önce şampiyon gibi düşünüyordu, bu benim çok dikkatimi çekmişti. Buradan aynı özelliklerin Selçuk Aydın’da da çok bariz bir şekilde olduğunu sezinlediğimin özellikle altını çizerek vurgulamak istiyorum. Kendisi henüz çocuk yaşta iken amatör boks yaşamı nedeniyle dünyada gitmediği ülke, yaşamadığı tecrübe kalmamış bu da zengin bir kişilik oluşmasına vesile olmuş.

Selçuk Aydın

Şampiyonun yaşadığı ilginç ve bir o kadar da insanı hayretlere düşüren anılarına ilerleyen bölümlerde yer vereceğiz, ancak şimdi şampiyonu başarıya götüren ender kişilik özelliklerinden bilhassa bahsetmek istiyorum.

Selçuk Aydın’ı yakından tanıyan herkes karakter yaşının fiziki yaşından birkaç kat daha yüksekte, olgun bir insan olduğunu iyi bilir. Şampiyonu, olayları çok hızlı-doğru analiz eden ve süratle kararlar verebilen, ayrıca verdiği kararların arkasında sonuna kadar durabilen bir insan olarak nitelendirirsek hata yapmış olmayız sanırım. Selçuk Aydın’ın karakterinin temelini ise ciddiyet ve cesaret oluşturduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Türk örf ve adetlerini iyi bilen ve bunları istisnasız olarak uygulayan olgun bir insan. İradesi inanılmayacak kadar sağlam ve dünyanın en hırslı insanlarından. Tıpkı boksta attığı usta yumruklar gibi, özel hayatında da her şeyi yerli yerinde yapan, ‘neyi ne zaman ve nerede’ yapacağını çok iyi bilen zeki bir insan. Savaşçı ve mücadeleci bir kişilik ancak bu savaşçılığın altında müthiş merhametli bir kalp olduğunu da özellikle belirtmeliyim. Şampiyonun özel zevkleri arasında ilk sırayı istisnasız olarak, ‘en yakın arkadaşım’ dediği dizüstü bilgisayarı gelmektedir. Boş zamanlarının büyük bir bölümü internette gazete okumak ve bilgi edinmekle geçmektedir. Bunun dışında sinema filmleri izlemek, kitap okumak ve dostlarıyla bir araya gelerek sohbet etmekten de oldukça büyük haz almaktadır.

Selçuk Aydın, çocukluk yıllarında Trabzonspor stadyumunun yakınında ikamet ediyordu. O dönemlerde futbola ilgi en az bugünkü kadar yoğundu bu yüzden kardeşi Yalçın ile ikiz gibi görünen Selçuk Aydın’ı futbolcu yapabilmek için birçok futbol antrenörü çeşitli hediyeler veriyor ve futbol oynattırmak istiyorlardı. Mahallesindeki hemen hemen tüm arkadaşlarının bir futbol kulübünde top koşturmasına rağmen Selçuk Aydın, kardeşi Yalçın ile birlikte boksu tercih etmişti. Şampiyon bunu şöyle açıklıyordu: “Futbol ve birçok diğer spor dalları bana sadece bir oyun gibi geliyordu. Oysaki boks sadece güçlülerin ayakta kalabildiği reel bir arenaydı. Ben çok hırslı bir çocuktum, kanım kıpır kıpırdı. Diğer sporlar beni tatmin edemezdi bu yüzden kendimi ringlere attım.”

Selçuk Aydın boksa henüz on yaşındayken memleketi Trabzon’da başladı. Kendisinden bir yaş küçük kardeşi Yalçın ile birlikte boksa sevdalandılar. 1993 yılında ilk eldiveni giydiklerinde dünyanın zirvesine isimlerini altın harflerle kazdıracaklarını düşünmemişler, hatta kısa bir süre sonra bu sporu bırakacaklarını sanmışlardı. Ta ki aynı yıl minikler 30 kiloda katıldığı Türkiye şampiyonasında Türkiye üçüncüsü oluncaya kadar. İşte elde ettiği bu başarı Selçuk Aydın’ı boksa bağladı ve motive etti, ateşledi, büyük rüyalar görmesini sağladı. Ardık Karadeniz’in sert çocuğu Selçuk Aydın geliyordu, onu kimse durduramazdı!
O günkü antrenman imkanları da çok ilginçti, gelin biz bunu en iyisi Selçuk Aydın’ın kendi ağzından dinleyelim… İmkanların çok kısıtlı olduğunun özellikle altını çizen Selçuk Aydın, “Küçük bir salonda antrenman yapıyorduk. Elimize giyeceğimiz boks eldiveni yoktu. Bir eldiveni on kişi sırayla giyiyorduk, eldivenler yırtık pırtıktı. Bu eldivenleri de bulduğumuz için kendimizi şanslı sayıyorduk. O dönemlerde Trabzon ve hatta Türkiye’de boks eldiveni bulmak çok zordu. Bu durum babamı rahatsız etmeye başladı ve konuya bir çözüm üretmek amacıyla araştırmalara başladı. Trabzon’daki Rus pazarından kalın eldivenler bulmuştu. Bu eldivenleri Ruslar soğuktan korunmak için kullanıyordu biraz boks eldivenini andırıyordu ancak bununla boks yapılmazdı çünkü vurduğun yeri şişiriyordu. Biz bunlarla idman yapıyoruz ama kum torbaları eldivenden beter. Brandadan yapılmış sağlıksız torbalardı. Neyse biz antrenmandan eve geliyoruz babam büyük bir merakla hadi oğlum gösterin bakalım bugün ne öğrendiniz. Biz çıkarıyoruz Rus eldivenlerimizi, kardeşim Yalçın’la başlıyoruz birbirimize vurmaya ama canımız çok yanıyor. Ben kardeşime kıyamıyorum vurmaya ancak o bana sağlam vuruşlar yapıyor ve vurduğu her yer ya kanıyor ya da şişiyor, çünkü eldivenlerin koruyucu hiç bir etkisi yok. Tabi ben de bazen sinirlenip kardeşime vuruyorum onun yaptığı etkileri de Yalçın’ın kendisine sorun en iyisi. İşte biz o günlerden buralara geldik. İçimizde memleket sevdası yüreğimizde kalıba sığmaz bir cesaret. Bana en çok zevk veren şey yabancı ülkelerde kazandığım başarının ardından ülkemin bayrağını göndere çektirerek, istiklal marşımızı dünyaya dinletmektir. Bu sevdayla ringlerde vuruyorum.”

Tüm bu olumsuzluklara rağmen 1994 yılında 54 kilo Yıldızlar Avrupa Şampiyonu olan Selçuk Aydın, dünyaya güçlü bir sinyal vermişti. Katıldığı ilk ciddi uluslararası turnuvada bu başarıyı gösteren bir sporcu ne kadar yetenekli olduğunu da tüm dünyaya ispatlamıştı. Bu arada şampiyonun babası Ali Aydın ve Kardeşi Yalçın’da şampiyona büyük destek veriyor ve başarılı olabilmesi için ellerinden gelen her türlü imkânı sunuyorlardı.

Bu başarı şampiyonu motive edecek yere bir boşluğa düşmesine neden olmuştu, çünkü Selçuk Aydın’ın en büyük hedefi Avrupa Şampiyonu olmaktı ve buna çok kısa bir sürede ulaşmıştı. Şampiyon kendisini tüm hedeflerine ulaşmış birisi gibi hissediyor ve boks yapma hevesi bulunmuyordu. İşte bu aşamada ailesi özellikle de babası Ali Aydın, devreye girerek oğlunu motive ediyor ve önüne yeni hedefler koyarak hem yönlendiriyor hem de boksa devam etmesini sağlıyordu. Şampiyon yeni ve daha büyük hedeflere yelken açmıştır artık. İlerleyen yıllarda gençler ve ardından büyükler kategorisinde ülkemize birçok madalyalar getirerek İstiklal Marşımızı dünya ringlerinde okutmayı başarmıştır..

Amatör boks yaşantısına birçok ulusal ve uluslar arası başarılar ekleyen Selçuk Aydın için şüphesiz en gurur verici olanı da Türk Milli Takım Kaptanlığına layık görülmesiydi. Lider ve idareci kişiliği kendisini Türk Milli Takım Kaptanlığına kadar yükseltmiş ve bu onur verici sorumluluğu uzun yıllar büyük bir başarıyla yerine getirmiştir.

Tabi ki bugünkü büyük şampiyon için amatör boks yaşantısında her şey güllük gülistanlık değildi şüphesiz. Şampiyon çok ciddi sorunlar da yaşadı amatör boks hayatında. Buradan açıklamak istemediği birçok olumsuzluğu başka kimse yaşamış olsaydı beklide boksu bırakır kaybolur giderdi. İşte şampiyonu diğer insanlardan ayıran faktörde buydu, hırs ve inanç! Şampiyon olumsuzluklar yaşadıkça antrenman yaptı ve boksa daha çok sarıldı. Olumsuzluklar onu adeta kamçıladı. İçindeki öfke ve haksızlığa uğramışlık duygusunu kum torbalarını döverek kustu ve torbaya her vurdukça daha da güçlendi. Ringde karşısına çıkan hiç kimseye acımayan şampiyon bunu şu şekilde açıklıyor: ‘Benim karşımda ringe çıkan kişi her şeyi göze almalıdır, çünkü benim için ring demek tüm toleransların bittiği yerdir. Orada hiç kimseye acımam, unvanına, gücüne, derecesine ve gözünün yaşına bakmam. Bunun için bana karşı yumruk sallayacak adam iyice düşünmelidir. Ring şanın-şerefin, geleceğin, unvanın ve paranın paylaşıldığı yerdir bunları kimseye kaptırmam.’

Amatör boks konseyi (AIBA’nın) almış olduğu son kural değişiklikleri şampiyonun hoşuna gitmemişti. O’na göre puanlama sistemindeki yeni kurallar boksu boks olmaktan çıkarmış, bir oyun haline sokmuştu. Beş yıl önceki korkaklar bugünün dünya şampiyonları olmaya başlamıştı. Çünkü yeni puanlama sisteminde dövüşenler değil de kaçanlar kazanmaya başlamıştı. Bu olumsuzluklar şampiyonun amatör boks yaşamının sonuna geldiğinin ilk işaretlerini de vermesine neden olmuştu.

2006 yılında İstanbul’da katıldığı bir uluslar arası turnuvada dünyaca ünlü Türk menajer Ahmet Öner, Selçuk Aydın’ın maçlarını izlemeye başlar ve bu turnuvada muhteşem bir başarı göstererek tüm rakiplerini yenen şampiyonun performansı Ahmet Öner’i büyüler. Bazı kişiler aracılığıyla şampiyona ulaşır. Öner, kendisini transfer etmek istediğini söyleyerek dünya starı olabilecek yeteneğinin olduğunu belirtir. Şampiyon kararsızdır, Aynı yıl Bulgaristan’da yapılan Avrupa Amatör Boks şampiyonasına katılır. Müsabakalar sırasında hakemler Türk boksörlere karşı sürekli olarak haksızlıklar yaparlar. Şampiyon’un ikinci maçında hakemlerin yaptıkları haksızlıklara dayanacak gücü kalmaz. Hakkıyla kazandığı maçı rakibine verirler. Aynı hakem kadrosu takım arkadaşına da aynı şekilde haksızlık yapar ve bu da bardağı taşıran son damla olur. Maçın ardından antrenörü dahil olmak üzere takım arkadaşları yapılan haksızlıkları protesto ederler. O günleri Selçuk Aydın şöyle anlatıyor: “Burada yapılan haksızlıkların nedeni, yakın zamanda yapılacak olan Boks Federasyonu Seçimlerinde federasyonumuzu yıpratma politikası olduğu apaçık ortadaydı. Birçok sorun yaşayan federasyonun seçimleri kaybedeceğine muhtemel gözle bakan hain insanlar medyaya yalan dolan haberler sızdırarak hedeflerine ulaşmaya çalıştılar, fakat bunda başarılı olamadılar. Tüm bu nedenlerden dolayı da hak etmediğimiz birçok iftiralara maruz kaldık. Maalesef amatör boks yaşantıma nefretle son vermek zorunda kaldım. Yıllarca ülkeme büyük bir gururla hizmet verdim. 14 yıllık başarılarla dolu amatör sporculuk hayatımı kötü niyetli insanlar yüzünden bir kalemde sildim ve Ahmet Öner’in teklifini kabul ettim.”

Artık yep yeni bir hayat başlamıştı. Selçuk Aydın, 2006 yılında ilk profesyonel dövüşüne çıkacaktı. Tarih 10.11.2006, rakip Marian Gabris, yer Almanya. Herkes profesyonelde ilk kez ringe çıkacak olan bu genç sporcuyu takibe almıştı. Bu ilk maçında Selçuk Aydın müthiş bir çıkış yaparak rakibini daha ilk saniyelerde nakavt etmiş dünya boks otoritelerine güçlü bir mesaj göndermişti. Amatör boks yaşantısının özellikle son dönemlerinde yapılan haksızlıklar şampiyonu daha da fazla hırslandırmıştı. Bu duygularla çıktığı her maçı nakavtla kazanıyor ve rakiplerinin korkulu rüyası haline geliyordu. Beşinci maçına gelmiştik ancak şampiyon her çıktığı maçı ilk rauntlarda nakavtla bitiriyordu. Ben Vedat Alyaz, onun basın danışmanı ve özel fotoğrafçısı olarak karşılaşmalardan sonra doğru dürüst resimler çekemiyordum nedeni ise: çok hızlı nakavtlar yapıyor, ben daha deklanşöre basmadan nakavt ediyor bu yüzden enstantane resimler yakalayamıyordum. Bu nedenle şampiyondan rica ettim, iyi resimler çekebilmem için maçı sayıyla bitirmesi ve dolayısıyla uzatmasını istedim. Sağ olsun kendisi beni kırmadı ve profesyonel hayatında ilk kez bir maçı nakavt etmeden sonlandırdı. Biz de kendisinin iyi pozlarına kavuşmuş olduk. Profesyonel boks yaşantısında kendisiyle sürekli beraber olduğum için birbirinden ilginç anılar yaşadım, bunları da ilerleyen dönemlerde buradan okuma fırsatı bulacaksınız. Şampiyon bir buçuk yıl içerisinde 14 maç yapmış ve bunların 12’sini nakavtla olmak üzere hepsini kazanmıştı. Sıra bir altın kemer ile bu başarıyı taçlandırmaya gelmişti. Dünya Kıtalar Arası Yarı Orta Sıklet kemerinin sahibi Selçuk ile ringe çıkmaya korkmuş ve kemeri boşa bırakmıştı. Dünya sıralamasına göre Selçuk Aydın ve Lucky Lewele bu kemer için dövüşme hakkına sahip olmuştu. Güney Afrikalı siyahi boksör Lucky daha önce Selçuk’un takım arkadaşı Alpaslan Ağüzüm’ü nakavtla yenerek kalitesini ispatlamıştı. Ancak bu durum Selçuk Aydın’ı hiç ilgilendirmiyordu. Lewele ile ringe çıkmak için sabırsızlanıyor ve karşılaşmanın memleketi Trabzon’da yapılmasını istiyordu. Selçuk Aydın’ı çok seven menajeri Ahmet Öner, bu isteğini kırmayarak büyük paralara dahi mal olsa organizasyonu Trabzon’da yapıyordu. Şehir tarihinde ilk kez düzenlenen profesyonel boks gecesinde salon ağzına kadar taraftarla doluyordu, sığmayan binlerce seyirci ise dışarıda kurulan dev ekranlardan dövüşü takip ediyordu. Rakip Lewele ringe çıkınca seyirciler yuhalamaya başladı bunun üzerine Lewele Trobzonspor forması giyidince tüm salon rakibi alkışlamaya başladı. Maç başlamıştı, böyle büyük bir dövüşe kalbimiz dayanmıyor bacaklarımız tir tir titriyordu. Doğrusunu isterseniz biz dövüşün ortada geçeceğini sanmıştık ancak Selçuk Aydın, ilk raunttan itibaren üstünlüğü ele geçirdi. Rakibi on birinci raunda kadar eze eze dövdü. On birinci rauntta rakibi nakavt pozisyonuna sokunca salon gök gürültüsünü andıran bir sesle gürledi. Şanssızlık sonucu Selçuk Aydın’ın ayağı kendi köşesinde yere dökülen su nedeniyle kaydı ve rakip son anda nakavt olmaktan kurtuldu, ancak yenilgiden kurtulamadı. Bitiş gongunun ardından ringdeki tüm hakemlerin oy birliği kararıyla Selçuk Aydın, yeni Dünya Kıtalar Arası Yarı Orta Sıklet Boks Şampiyonu oldu. Şehirdeki atmosfer görmeye değerdi. Gece saat ikide muhteşem bir araç konvoyuyla Trabzon sokaklarında zafer turları atıyorduk. Tüm kent ayaktaydı ve şampiyonlarını alkışlıyorlardı. Ben yanımdaki arkadaşlara ‘rüya mı görüyorum yoksa bu gerçek mi’ diye soracak kadar kendimden geçmiştim. Tüm bunların ardından unvan maçına da çıkmıştı şampiyon ve tecrübeli rakibi Marad Khuzuev’i ikinci rauntta öyle bir nakavt etmişti ki ringde beş dakika baygın yatmıştı Khuzuev. Bunu gören rakipleri birer birer ringlerden kaçmaya başlamıştı. Şu anda Selçuk Aydın, dünya şampiyonluğu yolunda büyük bir hızla ilerliyor. Şampiyonun mucizeleri ve tarihini buradan yazmaya devam edeceğiz.

“Amatör boks spordur, profesyonel boks ise dövüştür”
Selçuk Aydın