BoksUncategorizedYazarlar

Unvan Çöpe Gitti


Selçuk Aydın – Viktor Postol karşılaşmasının teknik analizini yapmanın aslında çok bir espirisi yok. Maç, karşılaşma öncesindeki süreçte kaybedilmişti ! Maç öncesi hazırlıklarını , boksörümüze nazaran daha verimli ve profesyonelce geçiren Postol, bu kader maçında yoluna devam eden taraf oldu. Selçuk Aydın, yenebileceği bir ismi maalesef elinden bir kez daha kaçırmış oldu. Tıpkı, Robert Guerrero ve Jesus Soto Karass maçlarında olduğu gibi !

Yayına girmeden bir iki saat önce son gelişmeleri okurken Postol’un menajerinin açıklamaları dikkatimi çekmişti. Postol’un menajeri, bu maç öncesi Freddie Roach’ın kampında ünlü çalıştırıcının danışmanlığında hazırlandıklarını, sparring partner olarak ise WBO şampiyonu Ruslan Provdnikov ile çalıştıklarını söyleyerek, ‘’ Selçuk Aydın’ın bizim hazırlandığımız kadar hazırlandığımı düşünmüyorum, o, sadece ringde Viktor ile değil aynı zaman da bizim de Viktor’a sunduğumuz olanaklarla mücadele edecek. ‘’ demişti.

‘’ Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. ‘’ derken, dünya şampiyonluk maçına yalnızca 1 maç kalmışken, boksörümüzün de hazırlıklarını daha iyi şartlarda gerçekleşmesi gerekirdi. Trabzon’da bu maça hazırlanmayı tercih eden boksörümüz, kendi memleketinde yaşadığı olumsuzluklar belki de ona en büyük darbe oldu. Bunu kabullenebilmek çok zor, ancak şu bir gerçek ki orada maçı hazırlanmaya karar veren de boksörümüzden başkası değildi !

Böyle önemli bir maç öncesi herkes kartlarını doğru oynamalıydı ve düşüncelerini net bir şekilde aktarabilmeliydi. Selçuk Aydın’ın köşesinde yer alan Robert Rolle, maç öncesindeki süreçte boksörüyle iyi bir diyalog kuramadığını ve arasındaki iletişimin kaybolduğunu söylüyor. Hatta, işin saygı boyutun kadar ulaştığını iddaa ediyor ! Peki, neden orada bu işi bırakmadın denildiğinde ise o da bu maçı kendi kariyeri adına bir fırsat gördüğünü ve bu şansı, her şeye rağmen kullanmak istediğini söylüyor. Buradan da anlıyoruz ki, insan, her ne olursa olsun prensiplerinden ödün vermemeli o zaman !

Selçuk Aydın ise maç öncesi yaşadığı kısa sürede gerçekleşen kilo kaybını ise en büyük mazeret olarak görüyor. Fiziki açıdan haklı, çünkü çok ciddi bir güç kaybı söz konusu. Ancak, profesyonel açıdan ise üzülerek söylüyorum ki haksız, çünkü böyle ciddi bir maç öncesi bu noktaya kadar gelinmemeliydi ! Boksörün gü. Depolayacağı ve her geçen gün üzerine koyacağı zamanlar bu zamanlardı. Ancak, görünen o ki bu kıymetli süreç, maalesef maça hazırlanarak eğil, daha fazla efor sarfedilerek de kiloyu ayarlayabilmekle geçirilmiş.

Menajer Ahmet Öner cephesinde ise netice de o da unvan maçına çıkacak boksörden oldu ! O da, daha fazla kazanacaktı ama yapılan yatırım ve karşılığındaki beklentiler burada duvara çarpmış oldu ! Öner’in en büyük desteği, WBC’de boksörümüze bu şansı yeniden yakalatmış olması ve kısa sürede onun bu basamaklara yükselmesinde teorik açıdan asla hakkı da yadsınamaz. Ancak, final maçına çıkma hakkını elde edebilmek, o maçı yapmaya sadece yeter, son söz ringde söylenir. Görüne o ki de, Selçuk Aydın, gerek mental gereksel açıdan da bu maça hazır değildi ! İşte, burada Menajer Öner’in de , boksörü ile yaptığı görüşmelerde daha profesyonel şartlar sunabilmek adına taşın altına elini daha da sokması gerekirdi. Neden mi, çünkü Viktor Postol’un ekibinin yaptıkları ortada iken ! Selçuk Aydın, Trabzon’da kalmak istiyorsa ki ben bunu yanlış buluyorum, çok net bir şekilde bu ona ikna edilerek anlatılabilmeliydi.

‘’ Kaçan balık büyük olur. ‘’ misali Türk boksu da çok önemli bir fırsatı California’da ıskalanmış oldu. Ortada bir hata varsa bu, tek bir kişiye ait değildir derler ya, işte bu son satırlar da buna işaret etmekte…..


0 0 vote
Article Rating

İlgili Makaleler

Abone ol
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Başa dön tuşu